OHSAS 18001 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ

Son 50-60 yıllık zaman sürecinde, insan gücünün yerini makine ve donanım almışsa da teknolojik gelişmeler vasıflı insan gücüne duyduğu gereksinim nedeniyle insanın değerini daha fazla artırmıştır. İnsanın yapıcı işgücünün bu artan değerle orantılı olarak sağlık ve güvenlik altında tutulması, özellikle batı toplumları ile gelişmiş diğer ülkelerde bir ilke hâline gelmiştir.

İnsanın yapıcı iş gücünü koruyabilmek maksadıyla kuruluşlar tarafından işgücünün sağlığını ve güvenliğini güvence altına alabilmeleri maksadıyla işletme genel yönetim sisteminin bir parçası olarak “İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi” geliştirilerek OHSAS 18001 standardı oluşturulmuştur. (Occupational Health and Safety Assessment Series)

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, “Kuruluşun faaliyetleri ile ilgili İSG riskleri yönetimini kolaylaştıran; çalışanların, geçici işçilerin, müteahhit personelin, ziyaretçilerin ve çalışma alanındaki diğer insanların refahını etkileyen faktör ve şartları belirleyen tüm yönetim sisteminin bir parçasıdır..”

halde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi,

İşletmenin tüm insanlara ve işgücüne sistemli bir yaklaşımıdır.

İş gücünün sürekli korunması ve iyileştirilmesi faaliyetidir.

İşletmenin diğer sistemlerle bütünleşmesini sağlayan bilimsel temele dayalı bir yönetim modelidir.

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemini kurmak bir kuruluşa şu avantajları sağlamaktadır:

Çalışanların bilinçlendirilmesi ve motivasyonu;

İş kazaları riskini azaltmak;

Kazalara ve sağlık bozulmalarına bağlı maddî ve manevî kayıpların azalması;

Meslekî ve iş güvenliği ile ilgili çabaların artması;

Müşteri memnuniyeti;

Üretim maliyetlerinde azalma;

Diğer sistemlerle entegre olabilme;

Toplam kalite yönetimine geçiş için alt yapının oluşturulabilmesi;

Yasal ceza risklerinin ortadan kalkması.

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemini kurmak zorunlu değildir; gönüllülük esasına dayanmaktadır. Buna rağmen kuruluşlar müşteriler, iş müfettişleri ve SSK denetçileri gibi iş mevzuatına bağlı ilişkilerini düzenleme yönünde çeşitli baskılara mâruz kalabilmektedir. OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemini kurmak için bir kuruluşun karşılaştığı zorlayıcı şartlar şunlardır:

Yürürlükteki iş mevzuatı;

Çalışma koşullarına bağlı bilinç ile sendikal hakların gelişmesi sonucunda ortaya çıkan tüketici ve işgücü baskısı

İmaj ve itibar

Rekabet

Ek finansal kaynak ihtiyaçları

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemini şu firmalar kurabilir:

Endüstri kuruluşları

Kamu hizmeti veren kurumlar

Müşavirlik firmaları

Halka ait kuruluşlar

Ürün ve hizmet tedarik eden kuruluşlar

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, günümüzdeki iş mevzuatının yerine değil, tersine bu mevzuatın uygulanabilirliğini desteklemek üzere hazırlanmıştır. Bu nedenle sistem mevzuatta olduğu gibi sınır değerlerle kısıtlanmaz; yalnızca bu değerlere ne ölçüde ulaştığı sorgulanır.

Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi şu şekilde özetlenebilir:

GENEL bir standart olup her tipteki ve büyüklükteki organizasyon için uygulanabilir.

ÖNLEYİCİ bir standart olup iş gücüne ve kuruluştaki diğer üçüncü kişilere verilen zararların oluşmadan önlenmesini hedefler.

GELİŞİMCİ bir standart olup sürekli gelişme ve performansı iyileştirmeye yöneliktir.

GÖNÜLLÜLÜK esasına dayalı bir standart olup yalnızca istekli olan kuruluşlarda standardın gerekleri zorunludur.

SİSTEM BAZLI bir standart olup kurulan sistemin dokümanlarla izlenebilirliği sağlanmaktadır.

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi olmasaydı kuruluşların karşılaşacağı sorunlar şunlar olacaktı:

Özellikle ihracat ve ithalat yapan kuruluşlar, ticaret yaptıkları her ülkedeki farklı iş mevzuatı gereklerine uymak zorunda olacaklardı.

Tek yanlı iş mevzuatının artması sonucunda bilgiye ulaşma zorluğu yaşanacak; bu da çok büyük ticarî kayıplara neden olacaktı.

Farklı İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi proğramlarına uymak, yüksek maliyetlere neden olacaktı.

Gelişmekte olan ülkelerdeki kuruluşlar, uygunluğun belgelendirilmesi için her ithalatçı ülkenin sertifikasyon birimleri tarafından değerlendirilmek zorunda kalacaklar; bu durum da kuruluşlara ek külfetler getirecekti.